24 July, 2008

Breakfast

İyi akşamlar,

Sistematik olarak yürüttüğüm kendimi yok etme operasyonununda şok bir gelişme yaşandı dün akşam. Şok dememin sebebi bu sefer istemeden yapmış olmam, yani kaza. Olan yine basket oynarken oldu. Olay şöyle cereyan etti: Öbür takımdan birisi şut çekti. Çemberden seken topu Tamer Oyguç gibi aldım. Baktım önümde sadece ufak tefek adamlar var, dedim bari ben bir fast break'e kalkayım (lisedeki beden hocamız breakfast derdi. umarım hala hayattadır Cezmi hoca). Bir depar koydum görseniz aynı Rıdvan. Belden aşağım gitti, yukarım benle kaldı (çizgi film gibin). Arada olan belime oldu. Neyse uzun lafın kısası hastane mastane uğraştım iki gün ama sonunda ödülümü aldım. Bugün gittiğim hastanede doktor olduğuna inanmak istemediğim adam gelip "yau olur böyle şeyler sen canını sıkma" dedi. "Sana bir şu ilaçtan, biraz da bu ilaçtan yaziyim bişeyciğin kalmaz" diye de sözlerine devam etti. İnsan bir soyun der bir öksür der değil mi? Yok. O kadar heveslendik, hemşireye dediğim "belim ağrıyor" lafıyla bana teşhis koyup ilaç yazdı adam. Ama bahsettiğim ödül olan ağrı kesici tam bir bomba gerçekten. İki tane atıyorum, aksak aksak da yürüyorum üstüne, vallahi de billahi de House gibi hissediyorum kendimi. House M.Sc! Ha tabi işe gidemediğim için bu M.Sc de sallantıda ama her işin bir çözümü bulunur. Tez yazmamak için bir bahanem oldu, kafa yapan ağrı kesicilerim var.. Hayat daha güzel olamazdı.

İstanbul'daki doktorumla bir buluşma ayarladı annem sağolsun. Gidince bi ton emar çekilecek yine, bir de bir sürü azar işiteceğim. Çünkü ben bütün bu basketi doktorumdan gizli oynadım. Kendisi sıkı sıkı tembihlemişti aman ha diyerek. Dinleyeceğiz hepsini, kendi düşen ağlamaz.

Şu an tek derdim o kadar reklamını yaptığım Iron Maiden konserine gidemeyecek olmam. Sanırım gidemeyeceğim yani. Aslında konsere gidip gitmemek gerçekten ipimde değil de çok para verdim içim yaniy!

Son olarak: Türkiye'deki devlet hastanelerine laf eden karşısında bundan böyle beni bulur.

Şu an bundan sonraki yazılarımın sonuna günün şarkısı şeklinde bir satır eklemeye karar verdim. En azından bu yazıya ekleyeceğim bir tane.

O kadar kulağını çınlattık:

If you can fake sincerity, you can fake pretty much anything.
House M.D.

Günün şarkısı da: Pink Floyd - Time (ilk olduğu için en babasını koydum)

Ps: İki adım geri atıp yazıya şöyle bir bakınca farkettim ki codein kafası konsantrasyonu çok zorluyor hahahaha

Labels: , , , , , ,

3 Comments:

At July 24, 2008 at 8:08 AM , Blogger Levent Tüter / Touter said...

geçmiş olsun paşam. Maiden biletini Ender'e ver gider o :P

House,M.Sc. 'ı mütemadiyen kullanacağım sanırım.

PS: şans eseri (aslında astral kankalık) az önce quote'u verdiğin House bölümünü izliyodum. 6. kez bitirmeye karar verdim dün diziyi.

 
At July 25, 2008 at 8:53 AM , Blogger garagusak gaykayci said...

ehehhe got levent. mehmet abi tradera dan ya blocket ten falan ilan ver bileti satarsın. elinde galmaz. haksız kazanc bile saglarsın. belüne guvvet. annenin msn diyaloğuna bayıldım, aynı biz gibi konusuo. de get falan yazmıs. 1-2 dalga gecmiş, kendisini cok tebrik ediorum.

 
At July 25, 2008 at 3:24 PM , Blogger mmk said...

hibe ettim lan o bileti. başımın gözümün sadakası olsun. kem gözlere fiş!

 

Post a Comment

Subscribe to Post Comments [Atom]

<< Home

eXTReMe Tracker