30 June, 2008

Gajdop & Luis

Cuma akşamı Çağdaş'ın doğumgünü ve Luis'in Göteborg'dan ayrılıp Meksika'ya dönmesi sebebiyle ortak bir parti verildi Cafe Olof'da. Kamyoncuların İsveç'e kaçak soktuğu ayıboğan (kutunun üstünde gerçekten kutup ayısı resmi var) biralarıyla acımızı dindirmeye çalıştık. Zira Luis çok keyifsizdi. Çağdaş'ın keyfi yerindeydi ama sanırım yüzünde gözünde karı kız vardı pek göremedim. Bira ucuz oldumu benim zaten keyfim yerinde oluyor o yüzden bir sorun yaşanmadı allahtan.

İşler karışık, durumlar bir acaip. Bir şeyler diyeceğim ama doğru şekle sokmayı beceremiyorum. Bayağı değişik bir durum çünkü aklıma gelen kelimeler çok net ama cümle içinde kullanamıyorum. Sanırım aklım karıştı ya da içkiyi azaltmak için sonunda gerçek bir sebebim oldu.

Bir elimde alka seltzer bir elimde kutu bira ile çektirdiğim yarı çıplak resimden başka anım olsaydı keşke. O konuda hep zayıf kalıyoruz, belgeleyemiyoruz.

Bu seferki alıntı hakkımı pek tabi olarak Ata'dan yana kullanıyorum. İçimizi parçalayan açıklama:

Lan herife bak bi karı gidiyo bi karı geliyo bizim neyimiz eksik amuakoim..

19 June, 2008

İstanbul hatırası..

Çok güzel zaman geçirdim İstanbul'da. Oslo'daki bir garip yaşantıma ilaç gibi geldi. 8 Haziran Pazar akşamlarını benimle geçiren arkadaşlarıma burdan kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum. Her zaman böyle şeyler demem kıymetini bilin. Cefri sen de artık dırdırlanma.

Yazımı kötü bir haberle bitiriyorum. Pek sevdiğimiz caz piyanisti Esbjörn Svensson'u 16 Haziran günü 44 yaşında kaybettik. Dalarken boğulmuş. Caz aleminin başı sağolsun, çok üzgünüm.

Unstable table and the infamous fable
Esbjörn Svensson

15 June, 2008

Keratalar sizi

Geçen hafta sonu Ender'in tabiriyle "Abramovic" tarzı bir manevrayla İstanbul'a rakı içmeye geldim. NOK'ları takır takır saydım ve 3 günlüğüne İstanbul'u şereflendirdim. Babam ve annem sağolsunlar tam manasıyla birer delikanlı oldukları için beni havaalanında karşıladıkları gibi kollarına takıp Cumhuriyet Meyhanesi'ne götürdüler. Bir diğer delikanlı olan kardeşim de bize kız arkadaşıyla buluştuğu barı terk ederek meyhanede katıldı. Nicedir kokusuna hasret kaldığım Kulüp Rakısı ile uzun uzun hasret giderdik, sarmaş dolaş olduk. Ailecek on numara bir akşam geçirdik. Onlar eve yollanırken ben de deparı koyup soluğu Nevizade'de aldım. Norveç'i özleten bir sağanak altında Deli Mert ve Zührevi Ertuğrul ile bira içtik. Ben sonrasını pek şaapamıyorum ama güzel bir gece oldu. Genel olarak bakıldığında da haftasonu bu tempoda geçti. Emeği geçen herkese geç de olsa teşekkürlerimi iletirim efendim.

Bunun dışında hayat tez ve iş görüşmeleri arasında bakıp geziy (bkz: aysel). Öyle ki yarışmamıza Göteborg'dan katılan okuyucularıma bir-iki buluşma sözü daha verebiliyorum şu anda.

Adamgillere maç seyretmeye gideceğim için bu yazıyı aklıma uygun bir alıntı gelmeden ders niteliğinde bir deyişle burada noktalıyorum. Hepinize varım, benimlen izdivaçta bulunun.

Ay dont vant tu si bek
Sinyor Terim

eXTReMe Tracker