30 November, 2008

Project: Hämöeeen

Merhabalar efenim..

O gün bu gündür! Haberlerim var tutunun bir yerlere!

Muhterem Cefri ve en sevdiğiniz blog yazarı saygıdeğer ben ortak bir web projesine imza atmak üzereyiz. Başlıkta gördüğünüz isim de projenin hazırlık aşamasındaki kod adı (bkz: longhorn). Şimdilik görüşmelerimizde genel olarak konsepti tartışıyoruz. Yakında biraz daha bilgi sırzdıracağım ama proje tam olarak ne zaman yürürlüğe girer bilemiyorum. Sandığımızdan çabuk olabilir ha!

Günün olayı olarak da bir alıntı koymak istiyorum. Çok güldüm alah iyiliğimi versin.

memo 12:
neden çıkıyosun
memo 12:
olm dikkat et başına bişey gelmesin
memo 12:
mutfaktan ötesi bok!!!
Thoth:
ya serdar geldi diyarbakırdan şimdi arıyor buluşalım diye.. ben sabahtan bveri aramayınca buluşmicaz sanmıştım..
Thoth:
dün de dışardaydıjm alerji olucam yemin ederim
memo 12:
heuehuehuheuheuhgbABG.liquor
memo 12:
liquor nerden cikti lan
Thoth:
puhahahaha
memo 12:
birileri bana bisey demeye calisiyo gaipten
Thoth:
olm freud bile ters takla atmıştır mezarında
memo 12:
ahahaha
memo 12:
hahahaha
memo 12:
aaaaaahhaha
Thoth:
piçiz yaa
memo 12:
or*spu çocuğunun önde gideniyiz
Thoth:
valla yaa.. s*ksinler bizi!

Sevgiler, saygılar, öptüm.

Gş: Puddle of Mud - Blurry

27 November, 2008

Operation: D.O.H.Ş.A.K

Sessizliği aniden bölmem gerekiyor. Durum acil!

En sevdiğimiz teletabi "Gajdop" ufak çaplı bir operasyon geçirdi. Buradan kendisine acil şifalar diliyoruz. Operasyonla ilgili detaylara gelelim:

Gajdop'daki sorun bir çok delikanlının ergenlik döneminde başına gelebilecek türden bir vak'a. Çok soğuk su içip daşa oturmaktan kaynaklanan, "hotak" ların isyan bayrağını çekip karın boşluğundaki sıcaklara ve alçak basınç merkezlerine doğru hücum etmesiyle oluşan bir nevi rahatsızlık.

Geçmiş olsun Gajdop, yanaklarından öpüyorum. İki duble rakı içsen ameliyata gerek kalmaz kendiliğinden düzelirdin ama.. Neyse..

25 November, 2008

Finans Krizi

Kısa bir aradan sonra yeniden merhaba!

Zıpkın gibi fişşşek gibi karşınızdayım (bunu televizyonda birisi söylüyodu zamanında. hatırlayıp bana söyleyene bi süprizim var)! Lafa özür dileyerek başlayayım. Sadık okuyucu kitlemden çok uzun ara verdiğime dair bir uyarı aldım ve uyarıyı ciddiye alarak ilk fırsatta kolları sıvadım ve bilgisayara giriştim. Aslında zamanlamam çok kötü ama yapacak bir şey yok. Ağustos böceği gibi dünün işini bugüne bırakırsan benim gibi olur, olmayacak zamanlarda iş halletmeye çalışırsın. Feyz alın benden diye söylüyorum, sigaranın hiç bir faydası yok. İçkinin de bokunu çıkarmayın, paranızın kıymetini bilin. Başka bir şey diyordum ben...

Unuttum. Tamam o zaman. İstanbul'dan bahsedelim biraz. Levent ve Gajdop'un katılımlarının kesinleşmesiyle beraber 1. Geleneksel Umut Ocakbaşı Finans Zirvesi'nin de tarihi üç aşağı beş yukarı belli oldu. Kadim dostum Cefri'ye henüz resmi bir katılım göndermedim ama beni kıracağına dişini kıracağını adım gibi bildiğim için kendimi kareyi ilan etmiş sayıyorum. Benim kazandığım bu zaferle birlikte itilaf güçleri de kaybetmiş sayıldı ve orduları terhis edildi. Demirbaş Şarl da nihayet ülkesine gönderilmiş oldu. Enderş'in gelemeyeceğini tahmin ediyorum, gelirse başımın üstüne buyursun. Gerçi bana "noldu neden yazmıyorsun dostum ha bir sorun mu var?" şeklinde sitem etmediğine göre yazılarımı okumuyor. ben de bu fırsattan istifade kendisine buradan "berduş" diyorum. Ağır konuştum kusura bakmayın ama haketti.

Program:

19:00 Açılış konuşması
19:01 Hoşgelme ve şerefe faslı
19:07 Fener'in hali ne olacak mevzusu
19:30 Cefri'ye giriş
20:00 Levent terimleri 101
20:30 Günümüz finansal koşulları ve kriz yönetimi
20:33 Levent'in yeni işi
22:00 Meyve ve kahve faslı
22:30 Mekan değişikliği ve gaibe yolculuk

Programla ilgili soru ve düşüncelerinizi bana yorum halinde ulaştırabilirsiniz. Cefri sen stumble mesajı olarak da gönderebilirsin.

Benimle ilgili bir gelişmeye de değinmek istiyorum. Doktor belimin artık eskisi kadar boktan durumda olmadığını, istersem koşmayı deneyebileceğimi söyledi. Yaptığım denemeleri sağ sütundaki şirin flash uygulaması vasıtasıyla takip edebilirsiniz. Götünüzü kaşıyıp dilinizi ısırın ve maşallah deyin, nazar değerse kırarım çenenizi.

Bugünlük bu kadar canlarım. Hepinizi birer birer öpüyorum.

gş: James - Getting away with it

beni 5 dakka lafa tutsan alıntının kıralını çıkarırım
cefri

Not: Bu Umut buluşması bir ön görüşmeyle kararlaştırılmıştır. Bir kere değil bir çok kere yapılmalı ve katılım oranı artırılmalıdır.

Labels: , , , , ,

12 November, 2008

Size layık değil ama...

Hoşgeldiniz!

Sizlerin karşısına sıkça çıkmaya çalışıyorum, ancak itiraf etmeliyim ki bu aralar eskisi gibi otobüste otururken aklıma eve gidince yazmak istediğim şeylerin geldiği, yol boyu eve yetişip yazmak için zor sabrettiğim üretken günlerimden biraz uzağım. Formsuzum diyelim. Bunu iki sebebe bağlamak istiyorum: 1- işe gidip geliniyor, çok merak ediyorsanız teknik açıdan kafa ütüleyebilirim en fazla. 2- şirket çok yakın bir durağa servis bağlantısı koydu, dolasıyla artık işe 12 dakikada gidiyorum, otobüsteki herkes az çok arkadaşım olduğu ve sohbet edildiği için aklıma yolda yazacak şeyler gelmiyor. Yazı yazmak hakkında yazı yazıyorum resmen, kötü günümdeyim, bırakıyorum.

Bu yazımı ancak yerinde bir diyalog ve güzel bir alıntı toparlar.

Cefriye bıdı bıdı rüyamı anlatıyorum skypetan. Detayları yazdım bir köşeye unutmamak için bu arada. Süper rüyaydı (epic). Neyse..

ben: helikoptere aldılar beni götürdüler
ben: yolda da gözlerim ağırlaştı sesleri falan duymamaya başladım
ben: öldüm sanırım
cefri: oha lan enteresanmış
cefri: rüyada helikopterde ölmek misafir demek

Alıntıyı da şuraya koyiyim

Attack her! but breakfast...
kendi çapında wingman Olivier

Gş: Riverside - I Turned You Down (repeat)

Ps: İstanbul biletimi aldım. Noelde görüşürüz.

Labels: , , , ,

05 November, 2008

T.C. Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi 05.11.2008 tarih ve 47-2008/4211 sayılı kararı gereği bu siteye yönlendirilmiş bulunmaktasınız.

You have been forwarded to this web site in accordance with decision no: 47-2008/4211 of T.R. Ankara 1st Criminal Court of Peace.

04 November, 2008

Hannukah

Kuzucuklarım,

Yine noel yaklaşmaya başladı dibimize kadar girdi. Bu sene sevdiklerimize acaba noel hediyesi olarak ne alacağız, alışverişi ne zaman halledeceğiz gibi telaşlar vasıtasıyla eteklerimiz zil çalıyor. Yılın bu zamanında heyecanlanmamak mümkün mü ki a dostlar? Dekorasyon işini de halletmek lazım. Biliyorsunuz arifede falan almaya kalkarsanız adamı ayakta karşılıyorlar. Benim bir iki parça eksiğim kaldı onları da yarın iş çıkışı inşallah düzeceğim.


--Eğer makale yazarken fonda bir şeyler çalıyorsa, düz kontak beynim bana çalan şarkının sözlerini yazdırmaya başlıyor. Delikanlılık böyle bir şeydir: insanın aklından geçenle elinden çıkan bir olmalıdır. O sebeple şu müziği kapatıp devam ediyorum...--

Noel moel diyorduk. Güzel haberler var. Arkadaşlar toplandık düşündük taşındık ne yapsak en anlamlı olur diye. Papa'nın vaaz vereceği ayine katılmayı deneme kararı aldık. Evet bu seneki noel tatilimde Vatikan'a gidiyorum! İçeriye giremezsek de avluda duracağız, ona da razıyız. Bunu şöyle dünyevi bir şeyle karşılaştırabiliriz: Mozart konsere İstanbul'a geldi. İçeri alınmıyoruz yer kalmadı diye. Dışarıdan takip ederiz yine de değil mi dev ekrandan?

Neyse ciddileşelim. Yakın arkadaş çevremin dışında neredeyse günde 1 (bir) hit alıyorum ve sorumlu bir yazar olarak bu ortalama 1 (bir) kişiye olan sorumluluğumu yerine getiriyorum. 1 (bir) saattir seninle taşşak geçiyorum. Fakat bozulma, gene gel! Arkadaşlarını da getir. Öptüm çavvv beyba!

Biz bize kaldığımıza göre sadede gelebilirim. Kredi kartım elime geçtiği anda İstanbul programlarımı buradan duyurmaya başlayacağım.

Pek değerli yorumları için buradan Levent rumuzlu kullanıcıya da çok teşekkür ederim. RSS ile ilgili bir yorum yapmış kendisi, ona köşemden cevap vermek de boynumun borcudur. Leventciğim, Firefox kullandığını varsayıyorum. Adres barının yanında bir RSS düğmesi var. Üzerine geldiğinde "subscribe to this page" der. Ona "tık"la. Sorununun çözüleceğine inanıyorum. İkinci sorunla ilgili olarak da biraz düşündüm taşındım. Bence caizdir, muz kutsal meyveler sınıfına girmez. Bir sorunla daha karşılaşırsan bana yine buradan ulaşabilirsin. Ama lütfen bir dahaki konuyu önce bir mantık süzgecinden geçir sonra bana iletiver. AAA dur lan dur alıntı geldi aklıma.

Sana bir iyi bir de kötü haberim var. Kötü haber: Fenerbahçe berabere kaldı. İyi haber: Galatasaray kazandı.
Babam

Gş: Riverside - I believe

Labels: , , , , , , ,

03 November, 2008

Kulüp


Enjoy responsibly ..

Uyku

Merhaba,

Hızlı haftasonlarının bünyeyi zorlamaya başladığı, çarşambaların cumalara karıştığı, pazartesilerin iyice çekilmezlediştiği zamanlara geldik kadim dostlarım. Zalim Oslo soğuğu yakamıza yapıştı, buza basmak suretiyle kayıp düşmeden çişe gitmek bile marifet gerektiriyor. Karanlık insanın resmen içine işliyor ve yaşam enerjisini söküp çıplak ağaçların arasına atıyor. Koşarak peşinden gidiyorsun, onu geri istiyorsun, ama kayıp düşüyorsun üstüne bir de götün acıyor. Bir şey eksik burada, çok önemli bir şey resmen "yok". Onun arayışına veriyorum kendimi bundan sonra, ne olduğunu bulup üstüne gideceğim. Gerçi en son böyle düşündüğümde İstanbul'daydım, yine bir kış günüydü ve kar yağıyordu. Şortumu, ayakkabılarımı giyip üstüme de bir kazak geçirmiştim ve kendimi dışarı atmıştım. Sonra Google Earth'e sorup öğrendiğim üzere 17 km koştuğum bir gün olmuş. Belim yine kendini koyuverdiği için bu ihtimal ortadan kalkıyor ve yerini yazar kimliğim alıyor. Hem bu sayede 2 gün boyunca geçmeyen kramplardan da bir vücut çalımıyla sıyrılmış olunuyor.

Dün eve sabah 6 da geldiğim ve bugün istemeyerek de olsa akşam 6:30 a kadar uyuduğumdan hiç gün ışığı görmedim ve bunun üstümde bıraktığı değişik etkiler bu yazıya yansıdı sanırım. İşe nasıl gideceğim çok merak ediyorum ehhehe.

Öfff yazarken ayrı canım sıkıldı okurken ayrı canım sıkıldı. Bitsin bu yazı.

Gş: Beastie Boys - Sabotage


Herkes gölgesinden biraz hızlıdır. Levent bile.
Anonim

eXTReMe Tracker